Sosyal medya hastalığını anlatan kısa film izlenme rekorları kırdı

Sosyal medya hastalığını anlatan kısa film izlenme rekorları kırdıSosyal medya bağımlılarına en güzel mesaj gençlerden geldiYALOVA – Yalova Üniversitesinde iletişim sanatları okuyan Ensar Özyurt ve Melek Alkan, sosyal medya bağımlılığına dikkat çekmek için kısa film çekti. Filmde bir kafede soygun yapan hırsız ve kasiyerin ne kadar sosyal medya bağımlısı olduğu anlatılıyor. Hırsız kasiyere silah uzatıyor ve kasiyer o anı ölümsüzleştirmek için telefonunu çıkarıp resim çekerek sosyal medyada paylaşıyor. Kafede oturan müşteriler olaya şahit oluyor, ama telefonla polisi arayıp yardım isteyeceklerine, sosyal medyada paylaşmak için o anın görüntüsünü çekiyor. Hırsız, kasiyeri öldürdükten sonra telefonunu çıkarıp resim çekiyor ve ‘İlk cinayetim’ yazıktan sonra ‘Katil hissediyor’ ifadelerini kullanıyor.Günümüzdeki sosyal medya tehlikesini anlatan kısa filmin yapımcılarından Ensar Özyurt, ‘Filmin ilk giriş sahnesinde bile kasiyere parayı uzatırken herkesin elinde telefon olduğunu görüyoruz. Müşteri verdiği paraya bakmıyor, kasiyer aldığı paraya bakmıyor, bu şekilde başlayan bir film. Bunun sebebi de, artık muhabbet etmiyoruz, bir yere oturduğumuz zaman muhabbet yok, dönmüyor. Hiçbir şekilde kimse kimseyle konuşmuyor, duygusunu paylaşmıyor, yanında olmayan kişiyle paylaşıyor genelde. Yanında biri var, ama telefonun ucunda da biri var, belki de kimse yok. Biz bu filmi çekerken daha çok insanların sosyal medya kullanımına dikkat çekmek istedik. Sosyal medyanın bu kadar abartılı bir şekilde kullanılmasına dikkat çekmek istedik. Sosyal medyayı kullanırken de daha çok beğenilmek istiyoruz. Hepimizin derdi bu, beğenilmek, ilgi odağı olmak. Bunun dışında kimse bir şey istemiyor. Takipçim çok olsun, popüler olayım’ dedi.Özyurt, ‘Türkiye’den örnek verelim. 80 milyon insan var. 80 milyonu da en ünlüsü ben olayım istiyor. Para da kazanmak değil dertleri, sadece beğenilmek. Beğenilmeyi neden bu kadar çok istiyoruz? Bunu sorgulamak lazım. Filmdeki kız namlunun ucundayken bile bundan bir prim çalışıyor. Bunu servis ediyor, sosyal medyayla paylaşıyor. Ama orada ölebilir de, ölüyor da zaten. Öldükten sonra oradaki insanlarda bir yetkiliyi aramak yerine telefonla onun fotoğrafını çekiyor, bunu paylaşıyorlar. Böyle bir toplum haline geldik. Bunlar abartı değil gerçek. Sonuçta bir olay olduğunda, bir kaza olduğunda fotoğraf çekmeye başlıyoruz. Bir gün telefondan başımızı kaldırabilirsek, bir gün telefonsuz yaşayabilirsek bunun farkına varırız. Sosyal medya kullanmadığımız zaman kendimizi sanki toplumdan dışlanmış gibi hissediyoruz. Niye? Neden? Halbuki insanlar çevremizde, ama hiç biri de çevremizde değil’ şeklinde konuştu.Kısa filmin diğer yapımcısı olan Melek Alkan, ‘Sosyal medya duygularımızı öldürdü. İnsanlar artık gerçek hayatta varlar, ama yoklar gibi. Bir telefonun içinde yaşıyorlar, bunun dışına çıkmıyorlar. Dışarıya bakmıyorlar. Bunu nasıl paylaşabilirim, nasıl beğeni alabilirim, nasıl takipçi kazanabilirim diye bakıyorlar. Biz de bu filmde buna birazcık değinmek istedik. İnsanlar şahit oldukları olayları, tehlikeli olan şeyleri sosyal medyada paylaşıyorlar. Mesela arabayla drift yapanlar veya tehlikeli araç kullananlar, suç olduğunu bile bile bunu kullanıyorlar ve bundan prim kazanmaya çalışıyorlar . İnsanlar o kadar duygusuzlaştı ki, yanında olan bir olayı sosyal medyada paylaşıyor, bir yetkiliye haber vermek yerine bunu yapıyor ve bununla da takipçi kazanmaya çalıyor. İnsanların hiçbiri dünyaya bakmıyor, dışarıya bakmıyor, olan bitene bakmıyor. Herkeste bir telefon, mutluymuş gibi paylaşım yapıyorlar, ama kimse mutlu değil. Mutlulukları telefonda arıyorlar. Artık böyle bir dünyada yaşıyoruz. Acı çeksek de, ameliyattan çıksak da yine paylaşıyoruz. Bundan prim kazanmaya çalışıyoruz. Mutlu oluyorlar yazan insanlardan dolayı. Dünya artık bu şekilde, kimse dışarıya bakmıyor.

Bir önceki yazımız olan Yalova Üniversitesinde Anayasa Mahkemesi'ne tepki başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment